marmaris yeni sayfa
08-02-2019 11:28 Kategori: GENEL

Yunus Parkı kapatılsın

Yunus Parkı kapatılsın
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Beş yıldızlı bir otelin açığında bulunan ve uzun yıllar kapanması için çevreciler tarafından girişimde bulunulan yunus parkı için bir adım daha atıldı. Marmaris Çevrecileri Derneği (MÇD) çeşitli kurumlara resmi belge ve yazılar göndererek kapatılmasını, yunuslara özgürlük verilmesini talep etti."

Marmaris Çevrecileri Derneği, bir otelin ön sahilinde bulunan yunus parkının kapatılması için girişimlerine bir yenisini daha ekledi. Yunus parkı ile ilgili denizaltı ve yunuslar ile ilgili verileri toplayan MÇD yönetimi yetkililere kapanması için talepte bulundu.

Yapılan girişimle ilgili yazılı basın açıklaması yapan Marmaris Çevrecileri Derneği(MÇD) Başkanı Ahmet Kutengin, “ Marmaris’ teki Yunus Terapi Merkezi  olarak faaliyet gösteren firmanın faaliyetleri hakkında   ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’ na 31  Ocak 2019 tarihinde bir yazı göndererek, bu faaliyetlerin uluslararası hukuk alanında ülkemiz aleyhine yarattığı ihlal ve olumsuzlukları bakanlığa bildirdik, Ayrıca Muğla Valiliği ve Marmaris Kaymakamlığına’ da yazılı olarak bilgi verdik. Yazımız ekine BERN Söleşmesi, Avrupa 'nın Yaban Hayatı ve yaşama ortamlarının Koruma Sözleşmesi, Yunus Parkı su altı görüntüleri , Yunus Terapi Merkezleri, Yunus Parkları Bilimsel araştırma sonuç raporları ekleyerek Bakanlığımıza gönderdik. Marmaris İlçesi, İçmeler Mahallesi sınırları dahilinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 3.217,02 m2 yüz ölçümü alanda sportif amaçlı iskele ( yunus terapi merkezi) olarak kullanılan tesis, uluslar arası antlaşmalar hukuku kapsamındaki Bern Sözleşmesine aykırı olarak faaliyet göstermektedir. Söz konusu sözleşme; “AVRUPA'NIN YABAN HAYATI VE YAŞAMA ORTAMLARINI KORUMA SÖZLEŞMESİ” olup,Bu Sözleşme, 9 Ocak 1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20 Şubat 1984 tarih ve 18318 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanmıştır.   Sözleşmenin; BÖLÜM II Yaşam Ortamlarının Korunması,    Madde 4 

1. Her Akit Taraf, yabani flora ve fauna türlerinin yaşam ortamlarının, özellikle I ve II no’lu ek listelerde belirtilenlerin ve yok olma tehlikesi altında bulunan doğal yaşam ortamlarının muhafazasını güvence altına almak üzere, uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaklardır. Hükmüne amirdir. BÖLÜM III Türlerin Korunması,     Madde 6 

Her Akit Taraf, II no’lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. Bu türler için özellikle aşağıdaki hususlar yasaklanacaktır. a. Her türlü kasıtlı yakalama ve alıkoyma, kasıtlı öldürme şekilleri;  kapsamında  yunusların esaret altında tutulmasını ve alıkonmasını yasaklamıştır.Söz konusu Sözleşmenin Ek-II listesine göre; Ek Liste II Kesin koruma altına alınan fauna türleri MEMELİLER, ODONTOCETI (Dişli Balinalar) , Delpinidae (Yunus balığıgiller) , Delphinus (Yunus balığı)       yunus balıkları kesin koruma altına alınmıştır.

Söz konusu işletmenin faaliyetleri; Uluslararası BERN Sözleşmesinin EK-II Listesinde kesin koruma altına alınan memeli türlerinden olan, Yunus Balığıgiller Familyasının Yunus balığı türünü, sözleşmenin 4.1 ve 6a maddelerinde belirtilen kasıtlı olarak alıkoyma, esaret altında tutulma ve ticari meta olarak kullanmak suretiyle, uluslararası sözleşme kurallarını Türkiye Cumhuriyeti aleyhine olacak şekilde” ihlal suçunu” oluşturmaktadır.

Ayrıca; Uluslararası “Yunuslara Özgürlük Platformu”'nun “Bilimsel Veriler” sayfasında paylaştığı A.B.D. Sağlık Bakanlığı'nın bilgi edinme sonucu elde edilen resmi yanıtına göre, yunus terapisi adı verilen uygulamanın “bilimselliğinin kanıtlanmadığı ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi = FDA tarafından talep edilen emniyet ve işlerliğine dair kesin kanıtlar bulunmayan bir yöntem olduğu” belirtiliyor. Aynı zamanda “bu tür tedavilerin 'bilinmeyen risk' içerdiği, yan etkilerinin bilinmediği, sonuç olarak, adı geçen tedavi yöntemine izin verilmemesinin uygun olacağı” belirtilerek konunun Bakanlık tarafından değerlendirileceği bildiriliyor. Benzer bir şekilde Sağlık Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu 06.03.2011 tarih ve Resmî Gazete Sayısı: 27866 ile yayınlanan “Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları ve Şartları Hakkındaki Yönetmelik”in 8. maddesinin (ç) bendinde, “Yüzme havuzunda hayvanların insanlarla birlikte bulunmalarına hiçbir şekilde izin verilmez” ibaresi vardır.

Terapi ve gösteri merkezlerinde esir tutulan ve doğal ortamlarından ayrı olarak yaşamaya zorlanan dişi yunusun havuzda doğum yapması fizyolojisine aykırıdır, doğum yaparken belli bir kas yapısına ulaşmış olması, bunun için de belli bir mesafeyi yüzmüş olması gerekmektedir. Çoğu zaman gerekli kas açıklığı sağlanmadığı için yavrular doğumda boğularak ölmektedir. Yunusların yaşadıkları kötü koşullardan ve esaretten kurtulması, doğal ortamlarında yaşama haklarının onlara geri verilmesi Bern sözleşmesi uyarınca devletimizin bu esarete engel olması bir görevdir. 

Esaretin yanısıra, Otistik, hasta çocuklara uygulanan yunus terapilerinin bilimsel bir yanı olmadığı, sadece yunuslara yapılan bir haksızlık söz konusu olmayıp, 'yunus terapi'ye inanıp, ciddi paralar ödeyen kişilerin de mağdur olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

 Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Kurucusu Prof. Dr. Gönül Kırcaali İftar, “yunuslarla etkileşim terapisi” (DAT) adı verilen uygulamaların dünya çapında konunun uzmanlarınca tedavi yöntemi olarak önerilmediğini ve bilim insanlarının hiçbir suretle yunus terapisini desteklemediğini belirtiyor. 

Öte yandan, 'terapi' adı altında yürütülen bu etkinliklerin, çocuklar açısından enfeksiyon ve kaza riski taşıdığı da bilinmektedir. Tüm bu bilgiler ve değerlendirmeler ışığında, tutsak edilen yunuslar üzerinden para kazanma girişimlerinin bilim çevreleri tarafından savunulmasının mümkün olmadığı açıktır."

23 Mayıs 1969 tarihli “Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi” nin 26 .maddesinde “yürürlükteki her antlaşma, tarafları bağlar ve taraflarca iyi niyetle uygulanmalıdır” hükmü yer almaktadır. Aynı sözleşmenin 27. Maddesine göre; “Antlaşmaya taraf olan devletlerden herhangi biri, iç hukukundaki hükümleri gerekçe göstererek antlaşmayı uygulamaktan kaçınamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Anayasamızın 90. Maddesine 2004 yılında eklenen; “temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” hükmü gereği BERN sözleşmesi ulusal hukuk karşısında üstündür. Bu nedenle,  6224 SAYILI YABANCI SERMAYEYİ TEŞVİK KANUNU gibi yasalar gerekçe gösterilerek bu tür işletmelere ihale yoluyla dahi olsa işletme hakkı verilmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından Uluslararası hukuk ihlaline yol açacaktır ve işletmenin mevcut haliyle de ihlale neden olmaktadır.

Bakanlığımız tarafından bu aksaklığın ivedilikle ortadan kaldırılması ve işletmenin faaliyetten men edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettik. Ayrıca; çıkacak kanunlar uluslararası antlaşmalara aykırı olamayacağından; 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısı çalışmalarında BERN SÖZLEŞMESİ kapsamında kesin korumaya alınan tüm yabani fauna türlerinin de bu kanun kapsamına alınmasını istiyoruz” dedi.

AK Parti Marmaris Belediye Başkan Adayı Serkan Yazıcı’nın yunus parkı yerinin tekrar ihaleye çıkarılmaması için girişimde bulunduğu öne sürüldü.

 

Ali GÜNDOĞAN

 


Bu haber 222 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



DİĞER GENEL HABERLERİ