marmaris yeni sayfa
22-06-2020
Erol UYSAL

Erol UYSAL

SİTEMKARIM

Bir önceki gazete yazımda Baharı görmeden yaza girdiğimizden bahsetmiştim. Gökova’ya kıyısı bulunan Karaca mevkiindeki barakamda akşamlar genel olarak serin geçer. Battaniyesiz yatılmaz. Bu günlerde hava değişti. Battaniye fazla gelmeye bile başladı.

Gökova deyince 1950’li 1960’lı yılların ‘Mavi Yolculuk’’ olarak bilinen tekne gezileri akla gelir. Özellikle Bodrum, Bozburun tezgahlarında yapılan  ‘Gulet’ tipi gezi tekneleriyle yapılan turlar dönemin önde gelen, yazar, ressam, sanatçı, ve aydınlarından Azra Erhat, Cevat Şakir Kabaağaçlı, (Halikarnas Balıkçısı)  Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sebahattin Eyüboğlu’nun Bodrum’dan denize açılmalarıyla başlar,  Antalya’ya kadar uzanırdı. Mavi Yolculuk hakkında çok sayıda yazı yazan Azra Erhat’ın “Mavi Yolculuk”u, Halikarnas Balıkçısı’nın “Anadolu Tanrıları” gibi eserleri başta olmak üzere yazılan kitapları önce okunur, geziye sonra çıkılırdı. Mavi yolculuk doğa ile kendini özdeş kılan tarihe ve kültüre meraklı denizden yapılan turlardır. Marmaris’ten Antalya’nın Demre beldesine kadar giden, tatilcilere maviyi ve yeşili bir arada sunan bu gezilerdir.  

Karaca’da yaşadığım bir olay bana Mavi Yolculuk müdavimlerinden olan rahmetli Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ‘Sitem’ adlı bir şiirini anımsattı. Onun için yazımın başlığına ‘Sitemkârım’ başlığı attım. 

Halen içinde bulunduğumuz Haziran Ayının ilk haftasıydı.  Arazimizin güney sınırında yolun hemen kenarında iki zeytin ağacımız vardı. Söylenene göre bu ağaçlardan birisi yola çok yakın olduğu için bazı büyük damperli araçların geçişini zorlaştırıyormuş. İlgililer bu durumu bana da daha önceden sormuşlardı.  Ben de “Buradan Tır arabalar geçecek değil ya, şimdiki durumda yeterlidir” demiştim.  Yine bir gün Karaca’ya geldiğimde ağacın kepçe ile yerinden kaldırıldığını, 80 yaşını geçmiş neredeyse ‘anıt ağaç’ olmuş zeytin ağacının daha iç bölgeye alınmış olduğunu gördüm ve üzüldüm. Araştırdım, buna izin verenlere sitem ettim. Ama öyle kalmadım. Hemen Marmaris’e gidip fidancıdan tüplü bir zeytin ağacı aldım ve yaşlı zeytinin önce bulunduğu yerin yakınına diktim. Böylece üzüntümü bir nebze gidermiş oldum.  

Bu olay bana Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa Yalova’daki ’yazlık köşkün üzerine bir çınar ağacının dallarının gelmekte olması ve Atamızın buna ürettiği çareyi anımsattı. Atamız,”Ağaca   tokunulmayacak, köşk ağaçtan uzaklaştırılacak demişti. Öyle de oldu, köşk altına yerleştırılen kalaslarla ağaçtan uzaklaştırıldı. Böylece her ikisi de korunmuş oldu. Bir Haziran Ayı ve Dünya Çevreciler Gününde 80 yaşın üzerindeki zeytin ağacının kökünden sökülerek yerinin değiştirilmesi hatadır. Görünen o ki, bu sıcak günlerde bu yaştaki ağacın yeni yerinde hayat bulması oldukça zordur.   Gereği de yoktur. Bir insana sorarlar, “Senin bir dikili ağacın var mı” diye. Hayatımda çok fidan diktim. Sivil toplum örgütleriyle Bodrum Kalesi, Marmaris Çamlık Mevkii, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Urfa Harran Üniversitesi Kampüsü Ağaçlandırma Alanı, Günnücek Milli Parkı anımsayabildiklerim arasındadır. Ömrüm oldukça da dikmeye devam edeceğim. Ege Üniversitesinde Profesör, öğretim üyesi ve aynı zamanda Turist Rehberi olan sevgili dostum Sayın Şadan Gökovalı Bedri Rahmi’nin güzel şiirlerinden birisi olan ‘Sitem’i turist grubuna ezberinden söylemiş, büyük alkış almıştı. Hem de nerede biliyor musunuz? Memleketi olan Gökova Sedir Adasındaki (Şehir Adası) Açık Hava Tiyatrosunda. Şadan Hoca ve bizler olgun zeytin ağaçları gibiyiz. Ağaçlara dokunursanız bizi de rahatsız edersiniz. Yazımı değerli ressam ve ozan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ‘Sitem’ adlı şiirinin bir kıtasıyla bitiriyorum. Önceden okumayanlar internetten okuyabilirler. Zeytin ağaçları gibi ömrünüz uzun ve sağlıklı olsun. Saygılarımla…  Erol Uysal 21 .06.2020

 SİTEM

Önde zeytin ağaçları arkasında yâr Sene 1946
Mevsim sonbahar. Neyleyim, neyleyim Dalları neyleyim…

 

Bu makale 20 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI