marmaris yeni sayfa
07-03-2020
Mehmet Korkmaz

Mehmet Korkmaz

KADIN MADIN MESELESİ..

İnsan var olduğu için Evren ve Dünya var.. Başka başka güneş sistemlerinde hayatın var olup olmadığını bilmediğimiz için; eğer insan olmasaydı, Dünyayı ve Evreni algılayan, Evrene hayat veren başka bir yaratık da olmayacaktı.. İnsan aklının bile alamayacağı büyüklükte bir Kainat kendi döngüsü içerisinde var olmaya devam edip gidecek ama bu muazzam döngüyü anlayıp kafa yoran bir yaratık da olmayacaktı eğer Tanrı insanı yaratmamış olsaydı..

Yaratıcı, insanı erkek ve kadın olarak tasarlamış.. Ve insanlara bu Dünya'yı iyi anlayıp algılasınlar diye beyin vermiş.. Ve de hayatın gerçek kaynağını ve gerçek gücünü de kadına vermiş.. Anlayabilene kadın; bu dünyanın ve hayatın gerçek kaynağı, Dünyadaki gücün gerçek temsilcisidir.. Hayatın devamı olan insanı üretebilen, doğurabilen muhteşem güç.. Hayatın ta kendisi.. Böyle muhteşem bir güce saygı duyup önünde eğilirsin ancak.. Ben de öyle yapayım bari.. Tüm hanımlara saygılar..

Tamam bu tesbit doğru da yeryüzünde ve ülkemizde kadının durumu ne?

İçler acısı. Fiziki zayıflığındaki dezavantajından dolayı ilk insandan beri kadın hep erkeğin gölgesinde kalmış.. Hele dini inanış biçimleri şekillenince kadınlar dindarların bir şekilde oyuncağı olmuş. Cinsel istismarlardan tutun da, kadınların Tanrılara adak edilmesine kadar kadın bir şekilde dine malzeme olmuştur.. Yani insanlık tarihi var olduğundan beri kadın hep ikinci sınıf yaratık olmuştur..

Yahudilere ve Tevrata göre kadın.. Eskiden beri Orta Doğu toplumlarında kadın, genellikle ikinci derecede ve aşağılanan bir varlık olarak telakki edilmiştir. Tevrat'tan ve Musa'dan sonra da bu durum pek değişmemiştir.. Musevilere göre kadının yaradılış amacı erkeğe hizmet etmektir. Hizmetkarlıktır..

Hazreti İsa ile birlikte kadına bakış daha iyi olsa da; Kadının başını örterek ibadet etmesini söyleyen Pavlus’a göre başını örtmeyen kadın başını tıraş ettirmelidir. Aksine erkek, başını örtmemelidir. Pavlus’a göre, erkeğin başını örtmemesi, onun Tanrı’ya benzemesi ve yüceliğindendir. Bunun sebebi ise, kadının erkekten yaratılmış olmasıdır:

"Erkek başını örtmemeli; o, Tanrı’nın benzeri ve yüceliğidir. Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı. Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı."

Kadınalrın kapanması bir yerde Hıristiyan dininin akidelerindendir. Hıristiyan inancına göre başını örtmeyen kadın dua bile edemez..

İslam' ve Kuran'a göre de kadının durumu pek karışıktır. Kitabın bir yerinde "Cennet anaların ayaklarının altındadır" deyip kadını yüceltirken; başka bir yerinde  "..içinizden iki erkek şahit tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, kabul edebileceğiniz kimselerden bir erkek ve iki kadını şahit tutun ki onlardan biri hata yaparsa diğeri ona hatırlatabilsin."(Bakara suresi 282 ayet.), "Allah'ın bazısını bazısına üstün kılması nedeniyle ve mallarından harcamalarından ötürü erkekler, kadınlar üzerinde hüküm sahibidirler. (Ama öte yandan da) saliha kadınlar; gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (hakları), kocasının bulunmadığı zamanda koruyanlardır. Baş kaldırmalarından endişelendiğiniz kadınlara (önce) öğüt verin, (etkili olmazsa) onları yataklarında yalnız bırakın, (o da olmazsa, son çare olarak sınırları aşmamak şartıyla) onları (iz bırakmayacak şekilde, suçlu oldukları hasebiyle) dövün. Size itaat ederlerse sakın aleyhlerine yol aramayın. (Unutmayın ki) Allah (hepinizden daha) yücedir, büyüktür.) (Nisa suresi 34. ayet.).. daha pek çok ayette kadınlar erkeklerden daha aşağı görülmektedir.

 Yani İnsanlık var olduğundan beri erkekler ve tüm dinler kadınları bir şekilde sosyal hayattan tecrit edip eve kapatma yarışına girmiştir..

 Büyük Atatürk kadın haklarını; dinlerden ve daha başka geleneksel baskılardan uzak tutarak yorumlamış ve kadınla erkeği eşitlemeye çalışmıştır.. Bu nedenledir ki Türkiye Cumhuriyeti kadın erkek eşitliği konusunda büyük mesafe kat etmiştir.

 Fakat her şeye rağmen tüm Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadın ve erkek hala sosyal hayat ve haklar bakımından kadının aleyhine eşitsizdir.. Hala döven ve öldüren bir erkek figürü ve ona itaat emek zorunda bırakılan "kadın" vardır..

 Hele hele on beş yıllık gerici iktidarla birlikte kadın hakları yok sayılır hale gelmiştir.

 Mustafa Kemal Atatürk ve onun ilkeleri kadınlarımızın tek cankurtaran simididir. Yapmaları gereken ona sıkı sıkı sarılımaktır..

Bu makale 25372 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI