marmaris yeni sayfa
02-04-2019
Mehmet Korkmaz

Mehmet Korkmaz

SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ? -16

SEÇİM BİTTİ, KRİTİKLER.

31 Mart 2019 seçimleri ilk yazımda dediğim gibi çok entarasan seçimler oldu.

Oylama sonunda Cumhur İttifakının oyları yüzde elliyi geçmiş olmasına rağmen ve dahi AKP seçimden birinci parti çıkmasına rağmen İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra Antalya, Mersin ve Adana'nın da kaybedilmesi; "mağluptur bu yolda galip" dedirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan balkon konuşmasında "bu seçimin de galibi yine biziz" dese de; ne yazık ki herkes de biliyor ki seçimin kaybedeni Recep Tayyip Erdoğan oldu. Bağrında bir İstanbul deliği açıldı ki; hiç bir tabip bu yaraya çare olamaz, hiç bir tampon bu deliği kapatmaz.

Seçimler boyunca bir adam üstelik de TBMM'de ettiği yeminde "tarafsız olacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" demesine rağmen; yeminine sadık kalmayarak tüm Türkiyeyi dolaştı ve oy dilenciliği yaptı. Bunu yaparken her miting ve televizyon konuşmasında edilen yeminlerin, namus ve şerefin bu ülkede hiç bir değerinin olmadığını kafamıza vura vura beynimize kazıdı, Artık bu ülkede hiç kimse için "namus ve şeref"in hiç bir anlamı kalmadı. Kimse olmasını bekleyemez zaten. Zira imam şaapınca cemaat daha beterini yapar.

Halbuki "Ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım. Ve tüm partilere ve tüm belediye başkan adaylarına eşit mesafedeyim. Herkese başarılar." diyebilse idi Türkiye şu anda başka şeyler konuşuyor olacak ve Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu ülke insanının gözünde yeri bam başka olacaktı. Ama o bunu yapmadığı gibi kendi fikirleri dışında bir fikrin yaşamasına, kendisinden başkasının televizyonlarda gözükmesine bile tahammül edemedi. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi tehdit edip zalimce eleştirdi.

Ama Tanrı onu öyle bir yerinden vurdu ki; Ekrem İmamoğlu adında bir garip adamı göndererek "İstanbul'u alan Türkiyeyi de almış sayılır" sözünü kendine yedirtti. Evet ya ne büyük söz, (büyük lokma ye büyük laf etme); "İstanbul'u alan Türkiyeyi de almış sayılır" Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi sözü bu.Gelelim Marmaris'e. Marmaris'te herkes Ali Acar'ın kağıttan kaplan olduğunu görmüş oldu. On beş yıl boyunca kendisine sahip çıkıp onu üç kez Marmaris Belediye başkanı yapan partisine bayrak açtı. Türkiye böyle kritik bir dönemden geçerken yapılan seçimlerde partisini ve partililerini satıp başka partiden aday oldu. İşin kötüsü Marmaris gibi bir yerde konuşmalarıyla ayrımcı ve çatışmacı bir dil kullandı. Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan gibi.

Recep Tayyip Erdoğan ve Ali Acar bu seçimin kaybedenleri oldular. Çünkü kullandıkları ayrıştırıcı ve çatışmacı dil ve üslupla ikisi de bir birlerine çok benziyorlardı ve ikisinin de ders almaları gerekiyordu. Recep Tayyip Erdoğan Ali Acar'a göre daha şanslı. En azından dört yıl daha bu ülkenin başında cumhurbaşkanı. Sevilse de sevilmese de o görevine devam edecek. Ama Ali Acar partisini ve seçmenini arkadan hançerleyen bir adam olarak tarihe geçecek.Ve Marmarisliler onu partisine ihanet edip arkadan hançerleyen biri olarak hatırlayacaklar..

 

Bu makale 2745 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI