marmaris yeni sayfa
05-04-2019
Mehmet Korkmaz

Mehmet Korkmaz

SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ? -17

İYİLİK VE KÖTÜLÜK, İYİLER VE KÖTÜLER..

İnsanın ve insanlığın temel ve değişmez iki değeri iyilik ve kötülüktür. Bu temel ve değişmez iki değer her insanda mevcuttur. Zamana ve koşullara göre ortaya çıkar. İnsanın bulunduğu çevre, inançları, aldığı bilgi ve terbiye iyi yada kötü olması için birer sebep olmasına rağmen iyilik ve kötülüğün asıl beslendiği kaynak iktidar ve hırslardır.
İnsanoğlu var olduğu günden beri iyi ve kötü çatışma halindedir. Sağ sol, izim'li idare biçimleri, ideolojiler ve hatta dinler insanoğlu için geçici değerlerdir. Ama insanlığa yön veren ve değişmeyen tek değer iyilik ve kötülüktür.
İyilik sevgidir, ışıktır, mutluluktur. Kötülükse nefrettir, karanlıktır ve mutsuzluktur. Dini inançlarda bile iyiliği beyaz kanatlı bir melek, kötülüğü ise siyahlara bürünmüş elinde tırpanıyla şeytan tasvir eder.
Bizim toplumumuzda iyiliğin en önemli temsilcisi Mustafa Kemal Atatürktür. Çünkü o bitmiş olan bir imparatorluğun küllerinden Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Ve kurduğu cumhuriyet sonsuza kadar yaşasın diye de gereken her şeyi yapmaya çalışmıştır. Ve hala Türk insanı tarafından çok sevilmesinin sebebi de iyi insan oluşudur..
Mesela savaşın hiç bir devlete yarar getirmeyeceğini düşünerek "yurtta sulh cihanda sulh." demiştir.
Mesela kaynağı bilinmez uhrevi dünyalar olan inanç sistemleri yerine "Ben manevi miras olarak hiçbir inanç, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yoktur." demiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilim ve fenne inanan insanlara emanet etmiştir.
Çünkü Atatürk ilim ve fennin iyi, hurafelerle dolu uhrevi inanç sistemlerinin kötü olduğuna inanıyordu.
Ama geldiğimiz noktadan baktığımız zaman, Atatürk'ün bize işaret ettiklerinden ne kadar uzaklaştığımızı görüyoruz. Düşünsenize son on yedi yılda yeni fen liseleri, yeni meslek liseleri açmak yerine ha bire İmam hatip okulları açıyoruz. Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidara geldiği 2002 yılında 280 imam hatip okulu varken bu sayı 2018 yılında 4112'ye çıkmıştır. Elbette ki camilerimizde imamlarımız da olsun. Zaten imam hatip sayısı 280 olduğu zaman da camilerimizde imamlar hep vardı. İlimden ve fenden uzak üretime hiç bir katkısı olmayan bu imam hatip mezunları bu ülkeye hangi katkıda bulunacaklar? Hangi üretimleri yapacaklar? Ne işe yarayacaklar?
Toplum olarak ve insan olarak çok iyi anlamamız gereken bir şey var; çok dindar olmakla ve binlerce din adamı yetiştirmekle iyi toplum ve iyi insan olunmuyor. Hele gelişmiş ileri bir toplum hiç olunmuyor.
Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bize yaptığı en büyük kötülüklerden biri ilk başbakan olduğu zaman 280 olan imam hatip okullarının sayısını 4112 çıkarmış olması ve zorla herkesi imam hatip mezunu yapmak istemesidir. Türk toplumu bu yanlışın bedelini gelecekte çok ağır ödeyecektir..
Dindar ya da Ateist olmak kolaydır. Ama iyi insan olmak zordur. İyi insan olmayı, iyilerden olmayı denesek. Çok mu zor?

 

Bu makale 2611 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI