marmaris yeni sayfa
19-04-2019
Mehmet Korkmaz

Mehmet Korkmaz

SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ? - 21 (SON)

İMAMOĞLU EKREM BEY, BİR BEYİN OĞLU ZOR BEYİN OĞLU..

Bu yazı serisi yirmi yazıya göre planlanmıştı. Ama İstanbul ve Ekrem İmamoğlu belirsizliği,  Nisan birde bitmesi gereken İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığının 17 Nisan'a kalması, bu durumla ilgili ilave bir yazı yazı yazmamıza neden oldu.

Nihayet günlerdir süren seçim heyecanının ilk raundu Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasını alması ve Ekrem İmamoğlu'nun galip gelmesiyle son buldu.

Yerel yönetim seçimleri dört ay önce start aldı. Önce seçmenler belirlendi. Ölenler listelerden silinirken yeni seçmenler de listelere ilave edildi. Sonra seçmen listeleri muhtarlıklarda askıya asıldı. Siyasi partilere ve kayıtlı seçmenlere on beş gün itiraz süresi verildi. İtirazlar değerlendirildikten sonra da seçmen listeleri kesinleşti. Bu ara ilçeler de ve illerde seçim kurulları oluşturuldu. Bu seçim kurulları da kanuna göre ayarlandı.

Siyasi partiler ilçe ilçe, il il mitingler yapıp adaylarını halka tanıtıp oy istemek için yollara düştüler. Referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası yapılan ilk yerel yönetimler seçimi olduğu için kimin ne yapacağı nasıl davranacağı çok merak ediliyordu. Mesela 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan yeni rejimin ilk seçiminde cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan nasıl bir yol izleyecekti? Çünkü TBMM'nin özel bir oturumunda seksen iki milyon huzurunda "tüm siyasi partilere eşit mesafede ve tarafsız olacağıma, namusum ve şerefim üzerine and içerim" demişti. Gerçekten yeni sistem önemli bir sınav verecekti.

Herkesin beklediği gibi Recep Tayyip Erdoğan'ın "namus ve şeref" kavramları üzerine ettiği yemin havada kaldı ve o il il, ilçe ilçe dolaşarak AKP'li belediye başkanlarına oy istedi. Yalnızca aday tanıtıp oy istese neyse; aday tanıtıp oy istemenin yanında her seçimde yaptığı gibi ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı bir dil kullandı. AKP+MHP'ye oy verenler cici CHP+İYİ Partiye oy verenler illet, zillet, PKK'lı ve FETÖ'cüydü. Hatta düşman işbirlikçileri idi. Partneri Devlet Bahçeli ile seçim stratejisi olarak belirledikleri bu söylemler hayat pahalılığına rağmen özellikle cahil Anadolu kent ve kasabalarında yine tutmuştu. Ama gözünü açmış batı ve kıyı büyükşehirleri bu söylemlere kulak tıkadı.

Ankara'da Mansur Yavaş tüm tezgah ve komplolara rağmen seçimi kazanmayı bildi. İstanbul'da ise Ekrem İmamoğlu adında genç bir adam tüm tahminleri alt üst edip İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı seçildi. Seçildi seçilmesine de tam on yedi gün sonra mazbatasını alabildi.

İstanbul'da otuz dokuz ilçede seçim yapıldı. Bu ilçelerin yirmi dördünü AKP, birini MHP kalan on dördünü de CHP aldı. AKP'nin seçimden sorumlu bir hukukçusu var. Adı Ali İhsan Yavuz. Komedyen gibi çıkıyor saatlerce konuşuyor, akla zarar şeyler söylüyor. "İlçelerde kullanılan oylarda bir sorun yok, orada hile yapmayı başaramamışlar ama büyükşehir oylarında örgütlü bir hırsızlık var" diyebiliyor. Ve arkasından söylediklerini doğrulatmak için "önce bize inanmayan insanlar bizim anlatımlarımızdan sonra haklılığımızı kabul ettiler" diyor.

Oy kullanan herkes mühür bastığı dört pusulayı tek zarfa koyuyor. Ali İhsan Yavuz'un aklının almadığı şey ilçede AKP'ye oy verenin büyükşehirde CHP'ye oy vermiş olması. Bunun ancak büyük bir komployla, örgütlü bir hırsızlıkla olabileceğini düşünüyor. Bildiği halde şunu bir türlü itiraf edemiyor; "evet pek çok AKP'li ilçelerde kendi partisine oy atarken büyükşehirde Ekrem İmamoğlu'na oy kullanmıştır" diyemiyor. Hele "AKP'lilerin gönlünü çalıp onlardan oy çalan adam Ekrem İmamoğlu'dur" hiç diyemiyor.

Eğer Ekrem İmamoğlu'nun ilk andan itibaren nasıl çalıştığını görüp izleseydi bu kaçınılmaz sonun geleceğini tahmin edebilirdi. Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm AKP'lier İstanbul'u cepte keklik gördüler. Ve kaybettiler. Eğer hatalarında ısrar edip seçimi yeniletmeye kalkarlarsa daha büyük zarar görürler. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olurlar.

Cin şişeden çıktı, geri sokamazsınız

Bu makale 2545 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI