marmaris yeni sayfa
18-07-2019
Mehmet Korkmaz

Mehmet Korkmaz

ÖNCE iNSAN KALMAK..

"Küsmek nedir bilir misin?. Küsmek dürüstlüktür.. Çocukçadır ve ondan dolayı saftır.. Yalansızdır.. Küsmek; seni seviyorumdur.. Vazeçememektir.. Beni anlatır küsmek.. Kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.. Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.. Küsmek, sevdiğini söyle demektir.. Hadi anla demektir.. Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.. Yani, diyeceğim o ki: Ben sana küstüm...!" Nazım Hikmet'in küsmek şiiri.
"Kapitalizm, ekonominin gelişmesinde öyle bir aşamaya varır ki, bu son aşamasında yalnız cansız eşya değil; aşk, sanat, ilim ve benzeri gibi şeyler de tıpkı kundura, diş macunu, kumaş ve traktör gibi piyasaya bağlı, üzerinde ticari işlemler yapılan birer meta, mal haline gelirler. Bu aşama ekonominin, tröstler, hava ve deniz yollarının, borsaların uluslararası olmaya başladığı bir merhaledir…" (1932 yılında, yani tam seksen beş yıl önce söylenmiş cümleler. Ahmet Rıdvan’ın Nâzım Hikmet’le gerçekleştirdiği söyleşiden. Darülbedayi Dergisi, Mart 1932)
“Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var. Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.” İnsanın sevdiğine yüz bin gözle bakması, yüz bin elle dokunması ne akıl almaz bir sevdadır, ne büyük sevgidir.
Seksen beş yıl sonra kapitalist düzenin insanlığı ne hale getirebileceğini yazmış Nazım Hikmet. Gerçekten “globalleşme” dediğimiz kapitalizmin yeni aşaması; ticarette, sanatta başka pek çok alanda ülkeler arasındaki sınırları kaldırmıştır. Özelikle büyük hipermarketler yoluyla insanlar sınır tanımadan özgürce alışveriş etmenin keyfini yaşamaktadırlar. Artık her şey Nazımın dediği gibi uluslararası günümüz moda tabiriyle globaldir.
Aslında bu durum pratikte çok mu kötüdür? Elbette ki hayır. Sıradan insanlar bile buralara girip her türlü alışverişlerini yapmaktadırlar. Hele kredi kartlarıyla; insanların olmayan paralarını harcamalarının zevki bam başka. En azından insanlara bu keyfi yaşatmaktadır kapitalizm.
Kapitalizmin çarkları her yönden sarıp sarmalıyor insanları. Kapitalizmin en büyük silahı para; olsa da olmasa da bir şekilde sorunlar yumağına itiyor insanları. Yetmişlerde bir şarkı vardı. “Para, para, para, vardığı bir dert yokluğu yara” diyordu. Ne kadar da doğru. Parayı kazanan başkalaşıyor. Mutasyona uğrayan yaratıklar gibi kendi kozasına hapsoluyor. Etrafında olup bitenler onu hiç ilgilendirmiyor.
Eski şairler yok artık. Eski müzikleri yapanlar geçmişte kaldılar. Kendi çevresinde ve kendi şarlarında yeşeren, boy veren güzellikler bir bir terk ettiler bu Dünya’yı. Sevgiliyi yüz bin gözle seyrettiren, yüz bin elle okşattıran hasretler kalmadı. Nazım’ın romantizm dolu komünist hülyası bile bitti. Yetmiş yıl dayanabildi bu Dünya’ya.
En kötüsü kardeşin kardeşe olan sevgisi bitti. Kardeşin kardeşe sevgisi nasıl biter Tanrım? Bitiyor işte. Kapitalizm insanları değiştiriyor, “mankurt”laştırıyor. Kendi kozalarına çekilerek mutasyona uğrayan yaratıklar gibi şekil değiştiriyorlar. Kapitalist düzende yaşayıp da insan kalmak zor zenaat.
Nazım Usta iyi ki bu günlerde yaşamamışsın. Küsmenin bile bu kadar güzel olduğunu bana sen öğrettin. İnsanlara küsesim geldi. Eğer bu zamanlarda yaşasaydın o şiir, şiirlerin olmazdı, hatta sen olmazdın. Eğer bu günlerde yaşasaydın Nazım Usta güzelim şiirlerini okuma şansımız da olmazdı. En güzel zamanlarda yaşayıp en güzel şiirleri yazmışsın benim vatan şairim.

Bu makale 857 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI