?>

Prof. Dr. Naci Çağlar: "Artık depremi değil binaları konuşmalıyız"

Subü deprem çalışmaları uygulama ve araştırma merkezi (damer) müdürü doç. Dr. Osman kırtel

Gündem - 4 saat önce

‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ konulu söyleşiyle ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 88’inci konuşmacısı olan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Yıkımlar asla doğal değil. Deprem ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye’deki standartlara göre yapılan binaların ayakta kalmayı başarabilmesi gerekiyordu. Maalesef bu konuda sınıfta kaldık" dedi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 88’inci konuşmacısı, ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ konulu söyleşiyle Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar oldu. Moderatörlüğünü SUBÜ Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAMER) Müdürü Doç. Dr. Osman Kırtel’in üstlendiği söyleşide; Türkiye’nin depremselliği, depreme dayanıklı bina yapımının önemi, kentsel dönüşüm, yapılaşmaya yönelik alınan yasal önlemler ve denetim mekanizmaları gibi konular üzerine konuşuldu. 6 Şubat depremleri ve Türkiye’de depremsellik üzerine konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Rabbim böyle büyük afetleri bir daha yaşatmasın. 6 Şubat depremleri Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı ve kayıpları en fazla olan depremlerinden oldu. Depremlerden sonra gündeme gelen konular genelde, depremin oluş nedenleri ve fay hatları şeklinde oluyor. Fakat asıl sorun yapıların yetersiz ve depreme hazır olmamasıdır. Artık depremi değil binaları konuşmalıyız. Bu yüzden yapıların hızlı bir şekilde depreme nasıl hazırlanabileceği konusu üzerine odaklanılması gerekiyor. Önceki senelerde SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık hocamın söylediği bir söz vardı; ‘Nasıl yağmur yağınca, kar yağınca binalara sığınıyorsak. Depremde de içine sığınabileceğimiz binalar inşa etmeliyiz’ diyordu. Bende bu sözlere katılıyorum" dedi. "En vahim konu ise ülkemizde bu konuda uygulanan yönetmelikler yeterli durumda"

Türkiye’de deprem yönetmeliğinin yeterli olduğunu vurgulayan Çağlar "6 Şubat depremleri her ne kadar büyük olsa da binalar bu şekilde yıkılmamalıydı. Türkiye şartlarında yapı mevcudunun yüzde 14’ünün yıkılması, depremin büyüklüğünü gösteriyor. En vahim konu ise ülkemizde bu konuda uygulanan yönetmelikler yeterli durumda. ‘Depremler çok büyük depremlerdi, o yüzden bu yaşanan yıkım doğal’ diyorlar. Bu yıkımlar asla doğal değil. Deprem ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye’deki standartlara göre yapılan binaların ayakta kalmayı başarabilmesi gerekiyordu. Maalesef bu konuda sınıfta kaldık. Yıkım nedenlerinin başında binaların yapım aşamasının sağlıklı olmaması ve yeterince denetlenmemesi geliyor. Depremler Türkiye için olağan bir durum ancak binalar depremlere yeterince direnç gösteremiyor ve afetler ağır sonuçlar doğuruyor. Bir bina 1975 yılı sonrası hazırlanan yönetmeliklere uygun biçimde yapıldıysa ve minimum şartları sağlıyorsa yıkılması çok zor olur. Biz binaları standartlara uyarak, gerektiği gibi yapsak bu yıkımlarla karşılaşmayız. Depremlerin insanları öldürmesi gerekmiyor" diye konuştu. "Depreme hazır olmayan binalar var"

Çağlar, "Bir inşaat ustası yıkılan binada kimlerin çalıştığının bulunabileceğini bilse işini gerektiği gibi yapmaz mı? Önemli ve güzel şeyleri ödüllendirdiğimiz gibi, yanlış şeylere de gerekli cezayı vermeliyiz. Ustasından mühendisine, projesinden müteahhidine kadar kim sorumluysa gerekli cezalar verilmeli. Ülkemizde denetim mekanizmasının daha iyi işlemesi gerekli. Denetim mekanizması seçime girmeyecek bir kurum tarafından yürütülmeli. Ama her şeyden önce ahlaki olarak insanları iyi yetiştirmek lazım. İnsanlara sorumluluk duygusunu aşılamamız gerekiyor ki bunlar bizim kültürümüzde de olan şeyler. İnsanlarımızın da deprem konusunda bilinçlenmesini sağlamalıyız. Fay hatlarını konuşmak yerine insanlarımıza binalarının farkında olmalarını, binanın deprem performansını öğrenmeleri gerektiğini anlatmalıyız. Sakarya, birçok ile göre deprem kültürü olan bir şehir. Ancak depreme hazır olmayan binalar var. Bir ovada kurulduğu için yumuşak zemin yüzünden civardaki depremlerden de etkileniyor. 1967 depreminde yıkılmayan binaların 1999 depreminde yıkıldığını gördük. Buradan da anlıyoruz ki, bir önceki depremde yıkılmayan binanın sağlam olduğu söylenemez. Tüm binaların kontrol edilmesi gerekiyor. Depremden sonra binanın hasar almasını normal görüyoruz, ancak hasarın kontrol edilmesi gerekiyor. Sakarya’da bu kontrollerin yapılması gerektiği kanaatindeyim" şeklinde konuştu.

HABER KAYNAĞI : İHA
Haftanın Öne Çıkanları

Soma’da "Ya santral kapatılsın ya filtre takılsın"

2025-02-25 14:12 - ÇEVRE

Artvin’de kar kalınlığı 2 metreyi aştı

2025-02-26 13:13 - Gündem

Marmaris Halk Kafe’de 5 ayda DEV zam

2025-02-24 12:11 - Marmaris

Tokat’ta trafik kazası: 5 yaralı

2025-02-23 15:31 - Asayiş

CAN YÜCEL’İN İZİNDE ESKİ DATÇA: TAŞ EVLER VE EFSANEVİ GÜZELLİK

2025-02-22 13:03 - Kültür Sanat

KİLİMANJARO DAĞI’NDA TÜRK BAYRAĞI DALGALANDI

2025-02-25 13:11 - Marmaris

Kartal Belediyesi’nden vatandaşlara sıcak çorba ikramı

2025-02-22 17:58 - Genel

Durali ve Hanife’nin 77 yıllık efsane evliliği

2025-02-25 13:30 - Marmaris

KÖYCEĞİZ GÖLÜ: DOĞANIN KALBİNDE SAKİNLİK VE KUŞ CENNETİ

2025-02-21 13:15 - Turizm

Beyhan Benardete evinde Ölü Bulundu

2025-02-27 09:26 - Asayiş

İlgili Haberler

Erzincan’da dağ keçileri havadan görüntülendi

19:59 - Gündem

"Türkiye-Rusya Kentsel Gelişme Çalışma Grubu Toplantısı" Hatay’da yapıldı

19:38 - Gündem

Alanya’da kaçak moloz ve hafriyat dökümüne fotokapanlı takip

18:36 - Gündem

6 mahalleye içme suyu temin eden hat yenilendi

17:58 - Gündem

Halatla inerek çöp topladılar

17:34 - Gündem

Günün Manşetleri

Aç Kalan Kurtlar Köye Geldi

14:56 - Gündem

Nadir Hastalıkların %80’i Genetik

14:55 - Sağlık

Masaj Salonlarına Fuhuş Operasyonu

14:48 - Asayiş

Çinli İş İnsanları Malatya’da

14:48 - Ekonomi

Kızılötesi Fotoğraf Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor

14:44 - Kültür Sanat