
Mart ayının "Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı" olması münasebetiyle Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünce bilgilendirme yapılarak kolorektal kanser hakkında farkındalık oluşturuldu.
Bilgilendirmede kanser farkındalığını artırmak, kolorektal kanser taramasının önemini vurgulamak ve kişinin kalın bağırsak, rektum veya anüs kanserine yakalanma riskini azaltabilecek sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarının kazanılmasını sağlamak amacıyla çeşitli faaliyetlerin gerçekleştirildiği kaydedildi. Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünce kolorektal kanser farkındalık ayı ile ilgili olarak şu ifadelere yer verildi;
"Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde yaygın görülen kanser türleri arasında yer almaktadır. Ülkemizde kolorektal kanser hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen 3. kanser türüdür. Dünya çapında bir yıl içerisinde 1,9 milyon yeni kolorektal kanser vakası ve 900 binden fazla kolorektal kanser kaynaklı ölüm vakası tespit edilmiştir.
Avrupa, Kuzey Amerika, Rusya, Avustralya ve Yeni Zelanda ’da görülme sıklığı Asya ve Afrika bölgelerine göre daha yüksektir. Bu coğrafi farklılığın önemli etkenlerinin; beslenme tarzı, çevresel maruziyet ve genetik yatkınlık olduğu düşünülmektedir. 40 yaşın altında kolorektal kanser nadirken, 40-50 yaştan sonra görülme sıklığı artmaya başlamaktadır. Kolorektal kanser vakalarının yüzde 85’i 50 yaş ve üzerindedir.
Kalın bağırsağın polip ve kanserleri çoğu kez büyüyene kadar belirti vermezler. Tarama programları ile henüz kansere dönüşmemiş (premalign) adenomatöz polipleri ve erken dönem lokalize kanserlere tanı koymak ve tedavi etmek mümkündür.
Erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalık olan kolorektal kanserler, tarama programlarının uygulanması ile söz konusu hastalığın görülme sıklığı ve ölüm oranı üzerinde çok olumlu kazanımlar sağlandığı yapılan birçok çalışma ile ortaya konmuştur.
Ülkemizde Kolorektal Kanser Taraması Ulusal Standartları belirlenerek uygulamaya konulmuştur. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkek nüfusa Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’nde Gaitada Gizli Kan kiti yardımıyla hızlı, pratik ve güvenilir bir şekilde 2 yılda bir ücretsiz olarak tarama yapılmaktadır. Tarama kapsamında bu yaş grubundaki kişilere ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Tarama sonucunda Gaitada Gizli Kan Testi (GGKT) pozitif olan kişiler ileri tetkik amacıyla ikinci/üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmektedir. Kolorektal kanser risk faktörleri:
Aşırı kilolu veya obez olmak,
Fiziksel olarak aktif olmamak,
Fazla miktarda işlenmiş (sosis, salam vb.) veya işlenmemiş kırmızı et (sığır, kuzu, karaciğer ve benzerleri) tüketimi,
Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı,
Alkol kullanımı,
Diyabet ve insülin direnci varlığı,
Kolesistektomi,
Cinsiyet (hem insidans hem de ölüm oranları erkeklerde kadınlara göre önemli ölçüde daha yüksektir.)
İleri yaş,
Irk ve etnik köken,
Kişide kalın bağırsak poliplerinin veya kolorektal kanser öyküsünün bulunması,
Kişide inflamatuvar bağırsak hastalığı öyküsünün varlığı,
Ailede kalın bağırsak polipleri veya kolorektal kanser öyküsünün olması,
Kalıtsal bir sendromun varlığı (Lynch Sendromu, adenomatöz ve hamartomatöz polipozis sendromları vb.)
Tip 2 diyabet hastası olunması,
Akromegali varlığı,
Böbrek transplantasyonu geçirmiş olmak,
Androjen yoksunluğu tedavisi almış olmak,
Kistik fibrozis varlığı,
Abdominopelvik radyasyon öyküsünün olması.
Kolorektal Kanser Belirtileri
Kolorektal kanser, tümörün bulunduğu bağırsak bölgesine göre farklı belirtiler gösterebilir fakat hiçbir belirti vermeden de oluşabilir. Belirti göstermesi durumunda bulunduğu bölgeye göre farklı şikayetlere sebep olur. Belirtilerin silik olması, sinsi ilerleyişi sebebiyle tarama programları özellikle önem arz eder. Görülebilecek belirtiler genel olarak şunlardır:
Bağırsak alışkanlıklarında ishal-kabızlık gibi değişikliklerin meydana gelmesi ve bu değişikliklerin birkaç günden uzun sürmesi,
Bağırsakta tam boşalmama hissi,
Parlak ya da koyu kırmızı kanla karakterize rektal kanama,
Dışkının koyu kahverengi veya siyah görünmesine neden olabilecek kanın varlığı,
Karında şişkinlik, kramp tarzında ağrı veya gaz şikâyeti,
Bilinen bir neden olmaksızın kilo kaybı,
Kansızlık (Anemi), halsizlik, yorgunluk,
Ağrılı dışkılama,
Kitle Kolorektal kanser tanısı
Bazı kanserlerde olduğu gibi kolorektal kanserler de genellikle büyüyene kadar belirti vermezler. Bu sebeple amaç, daha belirti vermezken tümörü ortaya koymak olmalıdır. Belirtiler gelişmeden önce bir kişinin kanser için taranması, poliplerin ve kanserin erken tanınmasında yardımcı olur. Poliplerin erkenden tanınıp çıkartılması kolorektal kanser gelişimini önleyebilir. Erken tanı konulduğunda kolorektal kanserin tedavisi de daha etkin olabilmektedir. Bu nedenle, 50 yaş üstü kişilerde taramaya başlanmalı, kolorektal kanser için artmış riski olan kişilerde ise tarama programına daha erken yaşlarda başlanmalıdır.
Dışkıda gizli kan tespit edilip kolonoskopi yapılan kişilerde henüz kanserleşmemiş polip halindeki tümörler tespit edilerek kanser gelişmesi önlenebildiği gibi kanser gelişmiş olan olgularda da erken teşhis ile yaşam süresi ve kalitesi artmaktadır. Kalın bağırsak kanseri tedavisi
Erken evre kolorektal kanserin temel tedavisi cerrahi girişimdir. Tümör içeren bağırsak bölümü ve bu bölüme komşu lenf bezleri bu işlemde çıkarılmaktadır.
Kalın bağırsak kanserinin tedavisinde hastalığın evresine göre kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immunoterapi seçenekleri mevcuttur. Kolorektal kanserlerden korunma stratejileri
Kolorektal kanserleri önlemek için atılması gereken en önemli adımlardan biri tarama programı olmakla birlikte, aşağıdaki sağlıklı yaşam davranışlarını uygulamak da diğer birçok kanserden olduğu gibi kolorektal kanserlerden korunmada önemlidir.
Sağlıklı kiloda olmak ve bunu sürdürmek.
Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini sınırlandırmak ve daha fazla taze sebze, meyve ve tam tahıl ürünü tüketmek.
Posa içeriği yüksek besinlerin tüketimini artırmak. (Posa içeriği en yüksek besinler sırasıyla; kuru baklagiller, tahıllar ve sebze-meyvelerdir.)
Günde 30-60 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapmak (tempolu yürüyüş, bisiklete binmek gibi)
Sigara ve alkol kullanmamak.
"Kolorektal Kanserlerden Korunmak Sizin Elinizde; Sağlıklı beslenin, Egzersiz yapın, Tarama Testlerinizi İhmal Etmeyin.’’
HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : Haber Merkezi