
ABD'de başkanlık seçimlerine sadece 4 gün kala Trump ve Harris arasındaki yarış, ülkenin siyasi tarihinde iz bırakmaya aday. Anketler, özellikle kritik 7 eyalette başa baş bir mücadeleyi işaret ediyor. RealClearPolitics'in verilerine göre Harris, Wisconsin ve Michigan'da küçük farklarla öndeyken, Trump Arizona, Nevada, Pensilvanya, Kuzey Carolina ve Georgia'da üstünlüğünü sürdürüyor. Kritik eyaletlerden en kalabalık olan Pensilvanya ise seçim sonucunu belirleme ihtimali en yüksek bölge olarak öne çıkıyor.
ABD'nin seçim sistemine göre, başkanı seçiciler kurulu delegeleri belirliyor ve bu delegelerin çoğunluğunu kazanan aday başkan oluyor. 270 delegeye ulaşan aday, başkanlık koltuğuna oturacak. Bu sistemde eyaletler arasında gidip gelen "salıncak" bölgeler ise sonuçlarda belirleyici rol oynuyor.
Katılım Oranında Yüksek Beklenti
Seçimlerde yüksek katılım oranları bekleniyor; şu ana kadar 62 milyondan fazla kişi erken oy kullandı. Florida Üniversitesi Seçim Laboratuvarı’na göre, artan katılım oranları iklim değişikliği, ekonomi ve sosyal adalet gibi konularda hassasiyet gösteren genç seçmenler tarafından yönlendiriliyor.
Ekonomi ve Sağlık Politikaları Kampanyaların Odağında
Kampanyalarında farklı ekonomik politikalar izleyen Trump ve Harris, seçmenlerine ayrı vizyonlar sunuyor. Trump, düşük vergilerle Amerikan ekonomisini güçlendireceğini savunurken, Harris düşük gelirli Amerikalılara destek olmayı hedefleyen bir ekonomik plan öne sürüyor. Sağlık politikalarında ise Harris, herkesin erişebileceği sağlık hizmetleri vaat ederken Trump özel sektör çözümlerine öncelik veriyor.
Sosyal Medyanın Rolü ve Seçim Güvenliği
Sosyal medya, bu seçimde de adayların kampanyalarında etkili bir rol oynuyor. Yanıltıcı bilgiler ise seçim güvenliği açısından endişe yaratıyor. Platformlar, sahte haberleri engellemek için çeşitli önlemler alsa da bilgi kirliliği seçmenleri etkileyebiliyor.
Küresel Etkiler
2024 seçimlerinin sonuçları, yalnızca ABD’nin iç politikalarını değil, küresel politikaları da etkileme potansiyeline sahip. Trump’ın kazanması durumunda ABD’nin ulusal çıkarlarını ön planda tutan bir politika izlemesi beklenirken, Harris'in zaferi daha sosyal refah odaklı ve işbirlikçi bir yönetim anlayışına işaret edebilir.
Editor : Haber Merkezi