İnsan

Dokunursan zehirler, tavasını yersen süper

Herkesin denizde gördüğü anda kaçtığı, insan vücudunda değdiği yeri tahriş ederek büyük acılar veren Avrupalıların ‘Deniz Anemonu’ dediği ‘Deniz Şakayığı’nın tavası çok güzel bir meze olduğunu bilen çok az insan var.

Dokunursan zehirler, tavasını yersen süper
08-10-2024 13:59
10-10-2024 11:14

Genelde tatlı su içeren azmak ile denizin birleştiği noktalarda kayalıklara yapışık olarak yaşayan, herkesin denizde gördüğü anda kaçtığı, insan vücudunda değdiği yeri tahriş ederek büyük acılar veren Deniz Şakayığı (Anemon) yenir mi? Genelde ten rengi ile birlikte yeşil ve mavi tonlarına da rastlanan şakayık, dünyada sadece İspanya’da en pahalı restoranlarında çok yüksek rakamla satılıyor. Ülkemizde de bunu yıllar önce bir tek pişirerek satan Balıkçı Fevzi vardı. Datça’da emekli hayatı yaşayan Fevzi YENİSAYFA okurları için şakayığı anlattı.

 

ANTİBİYOTİK VE AFRODİZYAK ETKİSİ VAR

Yıllarca Datça’da “Balıkçı Fevzi” olarak işlettiği balıkçı restoranıyla ünlenen Fevzi Çıkıkçı, Deniz Şakayığı’nı Yunanlıların da bildiğini belirterek, “Onlar antibiyotik olarak kullanırken İspanya’da El Bulli isimli ve zenginlerin rağbet ettiği bir restoranda da meze olarak çok yüksek bir paraya satılıyordu. İnternetten çok araştırdım ve şakayığın piştikten sonra zehrinin ortadan kalktığını öğrendim. Pişirip önce kendim yedim ve bir şey olmadığı gibi muhteşem lezzette olduğunu görünce de yıllarca müşterilerime de satmıştım” dedi.

 

HER BİRİNDE 192 ADET SOLUNGAÇ VAR

Genelde ten renginde olan şakayıkların her birinde 192 solungacın bulunduğunu belirten Balıkçı Fevzi, “Solungaçları zehirli. İnsan vücudunda güneş görmeyen ve hassas yerlere teması halinde yakıcı özelliği olan, dokunduğu yeri tahriş eden bir özü var. Kıyılarda azmakların denize aktığı, yani tatlı ile tuzlu suyun birleştiği noktalarda, kayalara tutunmuş olarak yaşıyor. Gıdasını deniz suyundaki organizmalarla sağlıyor. Bunların bulunduğu bölgeye Soytarı isimli balıkların dışında hiçbir balık uğramıyor. Tutunduğu taştan kopardığımız zaman hemen tutunacak başka bir yer arıyor. Ele bile yapışıyor. Dokununca zehirliyor ama pişince mükemmel bir tadı var. Bıçakla kayadan koparıp minik taş, toprak ve diğer tortulardan temizleyip bir süre deniz suyunda bekletiyorum. Tatlı su ile iyice yıkayıp kalamar gibi tavasını yaparak servis yapıyordum” diye konuştu.

 


Editor : Mustafa SARIİPEK (Yayın Danışmanı)
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER