marmaris yeni sayfa
11-08-2020
Erol UYSAL

Erol UYSAL

‘ATIN ÖLÜMÜ ARPADAN OLSUN’ MU?

Kurban Bayramı’nı da geride bıraktık. Her yıl yaşadığımız kötü alışkanlıklarımızı yine tekrarlayarak trafik başta olmak üzere kurban kesimlerinde, Corana 19 salgınına karşı alınacak önlemlerde değişen bir şeyin olmadığını gördük. Görünen o dur ki, toplumda bireyler arasında özellikle ekonomi ve işsizlikte büyük farklar ve çarpıklık arttıkça sosyal bir devlet olmanın tüm sorumluluklarını ‘hoyratlık’ olarak tanımlayabileceğimiz bir yapıyla teşhir etmeye devam ediyoruz. Bu durum özellikle gençlerde daha çok görülüyor. Sosyal ve ekonomik sorunların sonucu kişiyi sorumsuz, kanunlara ve sosyal sorumluluklara karşı vurdum duymaz bir duruma getiriyor. Sonunda bireyler atalarımızın da gereğinde kullandığı ve adeta atasözü haline gelmiş deyişi kullanıyor. Oysa sadece yasaları çiğneyen bundan zarar görmüyor, başkasının yaşama hakkına da tecavüz ediliyor. Bu atasözünün asıl sözlük anlamı “Bazı insanlar hayatı yiyip içmekten ibaret sanırlar. Bu insanlar, doldurma boşaltma işini diğer bazı canlıların daha iyi yaptığını unutmuş gibidirler. Böyle kişilerin felsefesi şudur: Sevdiğim yiyecekleri tıkabasa yiyeyim de hasta olursam olayım, dahası, ölürsem öleyim!  

 

Bayram sonrası Karaca’dan Marmaris’e döndük. Yeğenim Yalım Erel ve eşine başsağlığı dilemek için telefon açtım.  İkinci eşinden olan oğlu Marmaris’te trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti. Tabii ki ailesi çok üzüntülüydü. Yalım, telefonda “Erol , ne olursun sen yerel gazetede yazı yazıyorsun, lütfen bu konuya değin. Özellikle motosiklet kullananlarda kask takma zorunlu olduğu halde evladımızın da başında da bir kask olsaydı bu acıyı bize yaşatmayacaktı” dedi. Kendisine ve eşine tekrar başsağlığı diledim.  

Değerli okurlar, internetten vatandaşlar olarak görev sorumluluklarımıza bir göz attım. Şunlar yazılıydı.  

  1. Yasaların gerektirdiği kurallara uymak 
  2. Vergi vermek 
  3. Haklarını ve sorumluluklarını bilerek ona göre hareket etmek 
  4. Seçme ve seçilme hakkını kullanmak 
  5. Askere gitme görevini yerine getirmek 
  6. Kanun ve toplum kurallarını benimseyerek bunlara saygılı olmak 
  7. Demokrasi, özgürlük, eşitlik gibi kavramları benimseyerek bunlara uygun davranmak 

    Bunlardan altıncı madde, “Kanun ve toplum kurallarını benimseyerek bunlara saygılı olmak” tan bahsediyor. Sosyal yaşamımızda gördüğümüz, yaşadığımız, okuyup, TV’lerden izlediğimiz tüm olaylar, kazalar, cinayetler, komşuluk ilişkilerindeki bozukluk, başkalarının haklarına saygısızlık gibi konular sosyal devlet ve ona uygun vatandaşlar olmamızda sorunlarımızın olduğunu göstermiyor mu? Kimi aapartmanda çöp konusunda bitişikteki komşusu ile, kimisi tarla sınırı, ihlalleri veya kümes ve besi hayvanlarının çevreyi kirletmesiyle gördüğü zarar yüzünden aralarında ihtilaf yaşıyorlar. Bunu bizzat Karaca’da yaşadım. O zaman bizim Marmarislilerin deyişiyle “Daha kaç fırın ekmek yiyeceğiz” dememiz mi gerekecek, yoksa, “Atın ölümü arpadan olsun” diyerek hep tek düze yaşayıp mı gideceğiz?  Bu başlı başına bir aymazlık ve  asosyalliktir ve de kanunen suçtur: Lütfen başkalarının temiz, huzur  ve güvenil, bir ortamda yaşama haklarını kısıtlamayalım, birbirimize saygılı olalım.   

    Erol Uysal 11 Ağustos 2020    

 

Bu makale 3792 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI